Sevgiler Çiçek Gibi
Arabesk sinemasının efsane ismi Ferdi Tayfur’un hem yönetmen koltuğunda oturduğu hem de başrolünü üstlendiği 1988 yapımı Sevgiler Çiçek Gibi, Türk sinemasının en dramatik ve etkileyici intikam öykülerinden birini beyaz perdeye taşıyor. Yeşilçam’ın hüzün, fedakarlık ve adalet arayışı temalarını başarıyla işleyen yapım, dönemin toplumsal gerçeklerine de ışık tutuyor.

Sevgiler Çiçek Gibi Filmi Künyesi
- Film Adı: Sevgiler Çiçek Gibi
- Yapım Yılı: 1988
- Tür: Arabesk, Dram, Duygusal, Macera
- Yönetmen: Ferdi Tayfur
- Senaryo: Erdoğan Tünaş
- Yapımcı: Nazmi Özer
- Görüntü Yönetmeni: Serdar Servidal
- Yapım Şirketi: Emek Film, Sineray
- Süre: 91 Dakika
- Dil: Türkçe
Oyuncu Kadrosu ve Karakterler
- Ferdi Tayfur – Ferdi
- Nalan Türkoğlu – Figen
- Sibel Savaşçıoğlu – Oya (Ferdi’nin zihinsel engelli kız kardeşi)
- Fatoş Sezer – Naciye
- Cengiz Sezici – Faruk
- Yusuf Çetin – Remzi
- Nur İncegül – Figen’in Annesi
- Ahmet Selçuk İlkan – Gazino Patronu
Sevgiler Çiçek Gibi Filmi Tanıtım Yazısı ve Konusu
Sevgiler Çiçek Gibi konusu, küçük yaşta anne ve babalarını bir trafik kazasında kaybeden iki kardeşin yürek burkan yaşam mücadelesini merkezine alıyor. Ferdi, hayattaki tek varlığı olan zihinsel engelli kız kardeşi Oya’yı iyileştirebilmek ümidiyle Anadolu’dan İstanbul’a gelir. Kardeşinin pahalı tedavi masraflarını karşılamak ve geçimlerini sağlamak adına bir gazinoda şarkıcılık yapmaya başlar.
Ferdi’nin işe gittiği saatlerde evde yalnız kalan Oya, bir gün kimliği belirsiz kötü niyetli kişilerin saldırısına uğrar. Eve döndüğünde kardeşini bulamayan ve polise sığınan Ferdi, kısa süre sonra hayatının en büyük acısıyla sarsılır: Canından çok sevdiği kız kardeşi hunharca öldürülmüştür.
Bu trajik dönüm noktasından sonra evlilik arifesindeki Ferdi için hayat durur. Yas ve acı, yerini amansız bir adalet arayışına bırakır. Kardeşinin katillerinin uyuşturucu bağımlısı ve yozlaşmış bir çete olduğunu öğrenen Ferdi, kendi elleriyle adaleti sağlamak ve intikam almak için tehlikeli bir takibe girişir. Film, bir yandan kopmaz kardeşlik bağlarını ve vicdani hesaplaşmaları işlerken, diğer yandan dönemin gece hayatını, yeraltı dünyasını ve toplumsal çarpıklıkları çarpıcı bir dille anlatır.